16 Haziran 2014 Pazartesi

KENTSEL DÖNÜŞÜM

   Kentsel dönüşüm  son yıllarda en çok duyduğumuz kavramların başında geliyor.  Amaç daha kaliteli bir yaşam ve depreme dayanıklı yapılar üretmek. Can güvenliği en büyük etken. Kentsel dönüşümü geç atılmış bir adım olarak görmekle beraber destekliyor ve dönüşümün devam etmesi gerektiğine inanıyorum. Fakat bunun için atılan her yeni bir adımın beraberinde sorunları ve soruları getirdiğini görüyoruz.

   Ortada bir sorun var; çarpık kentleşme,gecekondulaşma, imar sorunları ve dayanıksız yapılar. Bunun yol açtığı ulaşım ve çevre sorunları, yani hayatı zorlaştıran her türlü unsur mevcut. İllaki bir dönüşüm olmalı..

   Bu dönüşüm hem o iç karartıcı yapılarda hemde insanlarımızda gerçekleşmeli…

   Kentsel Dönüşüm konunun uzmanları tarafından üzerinde durulması, konuşulması bir bütünlük içinde değerlendirilmesi gereken bir kavram aslında. Herkesin kendine göre yorumladığı, farklı yaklaşımların ortaya çıktığı bir ortamda doğruyu bulmak çok kolay olmayacak.. 

   Bakanlık, belediye,şehir plancıları, kent bilimcileri,sivil toplum kuruluşları ve en önemli unsur olan konunun asıl muhattabı vatandaşla beraber tekrar değerlendirilmesi gereken bir kavram KENTSEL DÖNÜŞÜM.

   Hukuki, ekonomik ve tüm sosyal yönleriyle ele alınıp herkesin anlayabileceği somut bir kavramın ortaya konması gerekiyor artık. Aksi halde zaman ilerledikçe telafisi olmayan bir süreçle baş başa kalınacak.

   İstanbul Sur içinde kentsel dönüşüm yapıldı ama neler oldu kimse bilmiyor. Bir çok hak sahibi haklarının verilmediğini ve kandırıldıklarını iddia ediyor.

   Esenler’de yapılan dönüşüm projesinde ise memnuniyet hat safhada.Tabi ki oradada mağdur olduğunu iddia edenler var.

   Herkesi memnun etmek mümkün değil. Ama bu işin bir çizgisi, bir standartı olmalı. Vatandaş kendisine neye göre muamele edildiğini bilmeli. 

   Dönüşümü standart haline getirmek ve bir çizgide ilerlemesini sağlamak kolay değil tabi ki. Belli bir alt yapı çalışması yapılmalı ve muhtemel sorunlarla karşı karşıya kalınabileceği daha önceden hesaplanmalıydı. 

  Bu bakımdan dönüşüm için acele edildiğini düşünüyorum. Bu kadar önemli bir konu belirli bir zamana yayılmalıydı. Ve bu süreçte daha iyi bir fizibilite çalışması yapılmış olsaydı süreç bu kadar sancılı olmayabilirdi.

   Ortaya mükemmel yapılar,depreme dayanıklı beton yığınları çıkarabilirsiniz fakat yıkılan tek şey çürük yapılar olmayabilir. Hayatı boyunca birikimini oraya yatıran, sahip olduğu tek mülkü olan insanlar var bu işin göbeğinde. Vatana millete hayırlı bir iş yapıyoruz, can güvenliğinizi sağlıyoruz diye insanlar mağdur bırakılmamalı. 

  Umarım geç olmadan KENTSEL DÖNÜŞÜM  kavramının kargaşası ortadan kalkar ve herkesin huzurlu yaşayabileceği,yaşamaktan mutlu olduğu yapılar ortaya çıkar…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme